11 Ocak 2013 Cuma

2013'ün ilk fotoları

son günlerde on PhotoPeach

10 Ocak 2013 Perşembe

bir demet Asya

okul öncesi çocuklara İngilizce öğretimi üzerine bir online kursa kayıtlıyım şu an...moderatörlerden birinin önerdiği sitede hazırladım aşağıdaki slaytı gerçekten çok ama çok pratik...
bir demet Asya on PhotoPeach

3 Ocak 2013 Perşembe

ah Zeze vah Zeze

2013'ü ülkemden cehaletin terk-i diyar eylediği bir yıl olması dileğiyle karşılarken .... yine aklın "tutulma" yaşayacağı haberlere uyandık. Meğer biz aslında ne kadar yanlış ellerde öğrenmişiz çocukken dostluğu, merhameti, sevmeyi... hala içim ısınarak hatırladığım o güzel romanlar ve kahramanları aslında  ne kadar kaba, ne kadar ahlak yoksunuymuş meğer tüh tüh gözlerim yumuk yumuk geceler boyu o kitap sayfalarında harcadığım zamana... ah Zeze "sen neymişsin be".....
Bir de kipitap.com dan şöyle bir mektup düşmüş posta kutuma dün:

Şeker Portakalı bir çocuğun okuyabileceği en güzel kitaplardan biridir. Her şeye rağmen sevmeyi, olan bitene her kötü şeye rağmen güvenmeyi, beklenmedik yerlerde, beklenmedik anlarda kurulan dostlukları anlatır. 5 yaşında bir çocuğun, Zeze’nin, küçük bir şeker portakalı fidanında aradığı sevgiyi bulması, başta korktuğu bir adamla kurduğu o sağlam dostluk ve küçücük yaşındaki hayata bakışı, hayalleri, acıları, düşleri insanın zaman zaman içini burksa da, yaşama dair umut aşılar.

Bizim ülkemizden çok uzak topraklarda geçen bu hikaye, o kadar yakın gelir ki bize… Ve başka hiçbir kitabın dokunamayacağı kadar kalbinize dokunur bu kitap. Bu kitapla birlikte Zeze, sizin hayatınızın da bir parçası olur. Onun kıvırcık saçlarını okşamak, gözyaşlarını silmek, elinden tutup “her şey geçti” demek istersiniz. O kadar gerçektir Zeze. O yüzden, büyüyüp “Güneşi Uyandıralım“la ya da “Delifişek“le tekrar hayatınıza girdiğinde sevinirsiniz, Zeze’yi bir kere tanıyınca özlersiniz çünkü. Ve öyle bir güçtedir ki bu kitap, Zeze yıllar yıllar önce hayatınıza girse de, bir daha asla çıkmaz.

Şeker Portakalı yetişkinken de okunur, çocukken de. İkisi de farklı birer deneyimdir. Ama ne zaman okursanız okuyun, size sevmeyi öğretir. Hayatta verilecek en önemli dersi, hiç ders verme kaygısı gütmeden verir.

Bugün bu kitabı öğrencilere okutan bir öğretmen hakkında soruşturma açıldığını duyuyoruz. Kitabın “argo” içeriyor diye ‘sakıncalı” bulunmasını izliyoruz hayretle. Böyle bir kitabın, belki de yazılmış en güçlü çocuk kitabının, hayır bu yanlış bir tanımlama, çocuklara dair yazılmış en önemli eserin; ‘sakıncalı’ addedilmesi bize göre akıl alır bir şey değil… Çünkü bu kitaba dair tek sakınca; Vasconcelos’un kendi hayatından izler taşıyan bu muhteşem eserini okumamak olabilir.

Bugün “Türk örf ve ananelerine aykırı” olduğu söylenen bu kitabın kahramanı Zeze, aslında bize çok tanıdık bir küçük çocuk, biliyor musunuz? Zeze’nin acılarını tanıyoruz, biliyoruz, onu ve onun gibileri her gün sokaklarda görüyoruz, aykırı olmak bir kenara, o kadar yakın ki bize Zeze…

Bırakın çocuklarımız da Zeze’yi tanısın, Zeze’nin dünyasını keşfetsin, onunla arkadaş olsun, ondan sevmeyi öğrensin. Ağzı bozuk bile olsa, inanın, Zeze’den onlara kalan onun kullandığı 3-5 argo sözcük olmayacak asla.


yok yok biz kesinlikle yanlış ellerde büyümüşüz !!!

Not: Şşşşşt Zeze hani seni sakladığım o kitap rafınının köşesi var ya hani biraz daha büyüse de Asya'ya zevkle okusam diye beklerken senin de dinlendiğin yer...aman ha sakın oradan şu sıralar çıkma :) aman mazallah ....

1 Ocak 2013 Salı

yaş 35 :) ve hoşgeldin 2013

Bir hafta önce "Dante gibi ortasına geldim ömrümün"... birlikte olmak istediğim tüm güzel insanlarımla hem yeni yaşımı, hem sağ salim atlattığımız 21 Aralık'ı :) hem de hoş gelmek üzere olan 2013'ü kutladık. Belki de bu 3'lü güzel sebebin şansına muhteşem bir haftasonunui paylaştık Tekirova'nın yeşiline mavisine karşı o güzel mekanda... Asya'yı iki gün boyunca o kadar az gördüm ki...eee tabi yanında boy boy 5 abla olunca ne yapsın bizi öyle değil mi? Yatma vakti gelince, ben Işıl ve Ecehan ablamla uyuyacağım demesin mi. Baktım teklifi yapanlar meğer muzip ablalarmış, dünden razı ve gönüllüler bu yatılı misafiri ağırlamaya... Asya komşu odaya yatıya gitti o gece, sabah 6'ya kadar da dönmedi :)
Yeni yaşıma ve 2013'e böylece inanılmaz bir moralle, neşe ve enerjiyle tüm sahip olduğum güzelliklere dostlara, kardeşlere, çekirdek aileme şükrederek, gelecek sağlıklı ve huzurlu günlerin umuduna inanarak girdim.
Aynı inancı ülkem ve tüm insanlık için de gönül rahatlığıyla hissedebilmeyi tüm kalbimle diliyorum. Adalet ve refahın herkese aynı şekilde hak olduğu, insanın insana zulmünün son bulduğu, cehaletin terk-i diyar eylediği aydınlık bir dünya özlemiyle HOŞGELDİN 2013 diyorum...

17 Aralık 2012 Pazartesi

PAZAR a çok yüklenmemek lazım...

Nedir bu Pazar gününün talihsizliği ? Önce tüm aileyi büyük bir kahvaltıyla kucaklamak zorunda.... hem tüm hafta biriken işleri yapmak için zaman yaratmaya, hem de herkesi eğlendirip dinlendirmeye yazgılı yoksa mazallah nasıl dayanılır ertesi günkü sendroma... :) Son çare bir gün...tüm haftanın çilesini unutturacak yumuşak sinesinde ve yeni başlayan hengame için ihtiyacımız olan tüm enerjiyi de zerk edecek damarlarımıza ...işi zor çok zor... iki haftadır pazarları tüm görevlerinden azat ettim. Hem o kurtuldu hem de biz :) yapsak yapsak acaba ne yapsak  telaşı yok .... hem kendimiziköy kahvaltılarına atalım hem haftalık alışveriş yapılsın hem çamaşırlar dönsün hem küçük kuzu yıkansın yok artık ... oh be ...havaların da puslu sisli haleti ruhiyesi içinde artık geç saatlere kadar evde tembellik yapıp sadece bir şey için çıkmak var artık .... ve yavaş tempoda yavaş yavaş .... yaşasın beklentilerden kurtulmanın özgürlüğü,  gelsin dinginlik ....    

19 Kasım 2012 Pazartesi


haftasonumuz...Feza ve Canan Teyzemizin çifte doğımgünü kutlaması 


Bebeklerimize yaptırıdığımız bale çalışmaları



 yeni oyuncağımızla birbirinden değişik araç-gereç yapımıyla geçti...... :)


Bu arada  Asya değil ben de bu oyuncağa  bayıldım... aşağıda robot yapma yarışmamızın ürünlerini görüyorsunuz..babamızın hakemliğinde resimde sağda görünen Asya Oğuz yapımı robot kazanınca itiraz edesim geldi desem....bence hakem taraflıydı :)

29 Ekim 2012 Pazartesi

Bayram coşkusu

Çok güzel geçen Kurban Bayramı tatilinin ardından, bugün Antalya'da harika bir Cumhuriyet Bayramı coşkusu yaşadık. Caddeler boyu insandık, bayraklarla, mumlarla ışıl ışıldı heryer. Maalesef Asya bizimle değildi. Gece ve yoğun katılım, olası bir izdiham vs. babanesine bıraktık kuzuyu. Ama inşallah böyle nice güzel kutlamalarda birlikte olacağız.